Dr. Reşat Sinanoğlu

Dr. Reşat SinanoğluDr. Reşat Sinanoğlu - Yönetim Danışmanı

16 Şubat 2021

KÜRESEL REKABET

Küresel rekabetin fırsat eşitliği terazisi doğru çalışmıyor. Terazinin doğru çalışabilmesi için gerekli Regülasyonlar ise sürekli tanımlanıyor ama gerçekleştirilmiyor.

Her geçen yıl gelir dağılımı daha fazla bozuluyor ve küresel ölçekte yaşanan tüm olumsuz sonuçların başlıca nedeni olmaya devam ediyor.

Küresel rekabetin egemen iktisat politikası liberalizme fatura çıkaran ve yerine konabilme pratiği olmayan piyasalar üstü seçenekleri öven popülist söylemlerle vakit kaybediliyor.

Liberal ekonominin uygulama safhasına yönelik zaaflarını ortadan kaldıracak gerçekçi ve yapılabilir düzenlemeleri (Regülasyonlar) hayata geçirmek için samimi çabalar gösterilmiyor.

Küresel ekonomide söz sahibi olan gelişmiş ekonomilerin, fırsat eşitliği terazisi lehlerine tarttığı sürece, dengeyi düzeltmek için hafif gelen kefeye ağırlık koymaktan kaçınmaları, sözünü ettiğimiz çabayı engelliyor.

Bu nedenle, tüm ülke ve kurumların kendilerine durumdan vazife çıkararak, Paylaşım Kültürlerine yapacakları yatırımlarla, gelir dağılımı adaletinin sağlanması için daha büyük adımlar atmaları gerekiyor.

Çok zengin ama huzuru olmayan bir dünya mı? Daha az zengin ama huzurlu bir dünya mı? Sorusunun cevabı herkes için kategorik olarak bellidir ama nasıl başarılacağı konusunda tarafların üzerlerine düşen ödevlerin ne olduğu? Sorusunun cevabı ise yeterince berrak değildir.

Önce, sorunun güncel boyutlarını yansıtan büyük resme bakalım.

OXFAM Ocak 2021* Dünya Eşitsizlik Raporu herkesi ve her kesimi rahatsız etmesi gereken bilgiler vermektedir. OXFAM İcra Direktörü, birçok farklı açıdan bakılarak yapılmış tespitlerle ilgili yaptığı yorumda “Kayıt tutulmaya başlanmasından bu yana eşitsizlikteki en büyük artışa tanık oluyoruz" cümlesini kurmuştur.

PANDEMİ etkisiyle son 90 yılın en büyük istihdam krizinin yaşandığı belirtilen raporda, salgın sonrası servetlerini katlayarak artıracakları ifade edilen en zengin 10 kişinin, dünyadaki herkesin aşı olmasını sağlayacak bir servete sahip oldukları belirtilmiştir. PANDEMİ sonrasında 4 Milyar insanın yoksul, 1 Milyar insanın da aşırı yoksul olma ihtimali vurgulanmıştır.

Eşitsizliklerle mücadele için büyük şirketlerin ve en zenginlerin kamunun finansmanına daha fazla katkı sunacağı vergi politikalarının hayata geçirilmesi savunulan raporda görüleceği gibi hem istatistik gerçeklerde, hem de çare ya da çaresizlikte artan oranlar dışında değişen bir şey yoktur.

İnternet üzerinden ulaşılacak Raporda, servet dağılımının rakamsal karşılıkları ve gelir dağılımında açılan makasın yeni boyutları görülebilir.

OECD, Dünya Bankası ve IMF Uluslararası Para Fonu da son yayınladığı raporlarda, Covid-19 salgını yüzünden dünyada gelir dağılımı adaletinin daha fazla bozulacağı uyarısında bulunuyor.

Özetle, iyilerin daha iyi, kötülerin de daha kötü olacağı dünya ekonomisinin, hormonlu patates gibi şekilsiz büyümesi devam ediyor.

Dünyanın, kapitalist sistem içerisinde daha adil paylaşımların olabileceğini göstermesi ve açgözlü kazanma hırsının sosyal devlet odaklı Regülasyonlarla törpülenmesi için trenin kaçmadığını ummaya devam ediyoruz.

Makro ihtiyati kararların, piyasalardan geri dönüş maliyetlerinin giderek artması ve şirketlerin serbest piyasa kültürü olmayan yöneticiler elinde verimsizlik tuzağına düşmelerinin yaygınlaşması, başlıca liyakat ve eğitim sorunu olmaya devam ediyor.

Serbest piyasa ekonomisinin, teknolojinin küçülttüğü küresel ölçekte daha büyük fırsatları, daha büyük riskler ve anlaşılması güç düzensiz ilişkilerle sunduğu bir gerçekliktir.

Serbest piyasa kültürü zayıf karar vericilerle risk altında yönetilen şirketler, çıkar ortaklarına (başlıca çalışanlara) işsizlik ya da daha az gelir sunmaktadırlar.

Daha iyi bir dünya yaratmak için Kurumların iki temel ödevi bir arada gerçekleştirmeleri gerekir. Birincisi; her yıl artan oranda öz sermaye yaratmayı sürdürmeleri, ikincisi de kurum kazancını çalışanlarıyla adil paylaşma kültürüne sahip olmalarıdır.

Dünyada, söz konusu ilkelerle şirketlerini yöneten ve yarattıkları çalışan ve tüketici bağımlılığı sayesinde yüksek piyasa değerlerine sahip çok sayıda başarılı örnek vardır.

Söz konusu ilkeler, her şirket ve kurum için vaz geçilmez olduğunda; liyakat ön plana çıkar, eğitimin önemi kavranır ve gelir dağılımı adaletsizliği kurum ve çalışan düzeyinde kurulacak adil paylaşım süreçlerinde minimize edilir.

Diğer yandan, 2008 Global Finans Krizi sonrasında öngörülmüş ama uygulanmaları ihmal edilmiş ya da ertelenmiş Regülasyonların hayata geçirilerek; vergi matrahını aşındırmaya, haksız kazanca ve yolsuzluklara elverişli ortam sağlayan ve eşanlı gelir dağılımı adaletsizliğini büyüten küresel olanakların disiplin altına alınmaları şarttır.

Hemen her yılbaşında OXFAM ve benzeri raporlarda yer alan verilere bakarak daha kötüleşmiş bir dünyanın varlığına işaret etmekten kurtulmak için küresel ekonominin egemen güçleri başta olmak üzere her kesimin sorumluluk duyması ve özgül ağırlıklarınca paylaşım kültürüne yatırım yapmaları gerekmektedir.

_______________________________________________
(*) OXFAM İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşudur.