Dr. Reşat Sinanoğlu

Dr. Reşat SinanoğluDr. Reşat Sinanoğlu - Yönetim Danışmanı

05 Eylül 2020

KURUMSAL AKADEMİ

Kurumsal Akademi; şirketlerin daha iyi yönetilme ihtiyacını karşılamak için çoklu disiplin yaklaşımıyla tasarlanan kaynak seti yatırımıdır ve birçok örnekte olduğu gibi kurum içi eğitimlerin paketlenmesi ile sınırlı değildir.

Aksine, kurumun yerleşik doğrularının tamamının sorgulanmasını sağlayacak nicelik ve nitelikte güncellenen bir kaynak seti ile ortak akla servis veren ve yine ortak akıl ile iyileştirilen platformlardır.

Kurumsal Akademiyi doğru kurmak, doğru yaşatabilmek ve kurum dışı doğru platformlarla derinleştirebilmek için ortak aklın analiz yetkinliği ön şarttır.

Kurumsal Akademinin içerik kapsamı şirketlerin kurgulayabileceğinden fazlasıdır. Kurumsal akademi kurmak, ihtiyaç duyulan kurum içi ve dışı kaynakları tanımlamak ve dijital ortamda sınırsız erişimini planlamak olarak anlaşılmalıdır.

Hemen her şirketin organizasyon şemalarında benzer rollerin isimleri yazılıdır. Tabiri caiz ise tabelalar aynıdır ama tabelaların altı şirket sayısı kadar farklıdır.

Ortak akıl sisteminin de varlığı sorgulansa, her şirketin nasıl işlettiğine dair farklı söyleyecekleri vardır.

Kısaca, her şirketin hissedar ve yöneticileri ceplerinde farklı hazır cevaplar ile gezerler. Söz konusu doğruları nasıl elde ettikleri ve nasıl sorguladıkları ise bilinmez.

Çünkü doğruları elde etme, sorgulama, iyileştirme ve yenileştirme işlemleri ortak akıl sistemi içerisinde gerçekleşmiyorsa, ceplerindeki cevapların en iyi ihtimalle işe yaramayacağını, en kötü ihtimalle zarar vereceğini ne zaman ve nasıl öğrenecekleri belirsizdir.

Ne yazık ki, yerleşik doğrularını sorgulamaktan kaçınan liderlerin etrafı duymak istediklerini söyleyenlerle dolar ve kısa sürede liyakat kriterinin yerini sadakat alır. Yerleşik doğruları sorgulamak yerine besleyen sadakat anlayışı, kılcal damarlara kadar nüfus edecek zamanı bulursa, kök salan arızalı yapıdan rasyoneli arayan ortak akıl sistemine dönüşüm maliyetleri de artar.

Organizasyon şemalarında yer alan işletme fonksiyonlarına ve iş yapma modellerine ait süreçleri analiz etmeyi, iyileştirmeyi ve yenileştirmeyi ve dijital ortamda yazılı paylaşarak döngüyü sürdürmeyi gerçekleştiremiyorsanız, ortak akıl sistemine sahip olduğunuzdan bahsedemezsiniz.

Verimliliği merkezine alan Endüstri 4.0 de; sadece akıllı üretim, tedarik ve dağıtım sistemleri ile müşteri ihtiyaç ve isteklerine sürekli daha hızlı iyileştirilmiş cevaplar veren ve daha yüksek katma değer yaratabilen kurumların yol alabileceği beklenendir.

Zorlaşacak rekabet koşullarını gözeterek, yerleşik doğrularını bugün masaya yatırmayan liderlerin, şirketlerin ihtiyacı olan yapısal dönüşümü gerçekleştirmek için yarın çok geç kalacaklarını bilmeleri, gecikmiş başlangıçlar için önemli bir tespit olacaktır.

Öncelikle, kurumsallaşmanın yanlışı örgütleyen bürokratik bir yapılanma olmadığı bilinmelidir. Aksine, şirket paydaşlarının ortak amaca ulaşmaları için işbirliği içerisinde, aynı yöne doğru hareket etmelerini sağlayan ve verimliliği merkezine alan bir araçtır.

Kurumsallaşma bir tercih değil iyi yönetimin gerekliliğidir. Şirketlerin ya da kurumların iyi yönetilmeleri ise daha iyi bir dünya yaratmanın ön koşullarından biridir.

Daha iyi bir dünya yaratma amacının kurumlara yüklediği başlıca iki ödev vardır: Birincisi kurumsallaşma, ikincisi ise en iyi işveren yani en çok çalışılmak istenilen kurum olmaktır.

Birinci koşulun hedefi; verimliliktir. İkinci koşulun hedefi; paydaşları mutlu etmektir. Verimlilik iyi yönetişimin, paydaşları mutlu etmek ise paylaşım kültürünün eseridir.

Anahtar kelimeler; kurumsallaşma, iyi yönetişim, verimlilik ve paylaşımdır.

Kurumsallaşmanın altın düğmesi, beşeri sermayeye yüklenen anlamdır. Şirketlerin kurumsallaşmasını sağlayan da, engelleyen de insan kaynağına olan bakış açılarıdır. Modern işletme yönetiminde “insan” diğer bilinen işletme kaynaklarını harekete geçiren temel kaynaktır.

Kısaca, şirketler beşeri sermayeye hak ettiği değeri vererek entelektüel sermayelerine ve rekabet güçlerine yatırım yapmalı, gelecek vaatlerini güçlendirmeli ve ortak akıl sistemi içerisinde süreçleri analiz edilen ve sonuçları analitik platformda izlenebilen “iyileştirme ve yenileştirme” ortamına kavuşturulmalıdır.

Şirketler, giderek hata Marjlarının daraldığı rekabet ortamlarında kurumsal kapasitelerini geliştirerek, sermaye yaratmak, verimli büyüme fırsatlarına yönelmek, birleşme veya ortaklıklar yapmak ya da pazardan çıkmak gibi kararları doğru zamanlarda alabilmek için sürekli daha iyi yönetilmek zorundadırlar.

Ne yazık ki, kötü yönetilen şirketler sadece hissedarlarına değil çalışanlarına, çevresine, sektöre, piyasaya ve ülke ekonomisine zarar verirler.

Düşük hizmet seviyelerini zorlayarak sürekli artan maliyetlerle kaynak tüketirler, önce kendilerinin sonra da piyasaların verimsizlik tuzağına düşmesine neden olarak, ekonomik kalkınmanın ve daha iyi yaşam standartlarının engeli olurlar.

Kurumsal Akademi; daha iyi yönetme fiilinin sürdürülebilirliğini sağlayacak nitelikli bilgi ve deneyimlere (kaynaklara) erişim platformu olarak tanımlanırsa, şirketler verimsiz sonuçlar için kaynakları tüketmek yerine, verimli ve katma değer yaratan sonuçlar için kaynakları doğru kullanmaya aday olabilirler.

Başka bir deyişle, Kurumsal Akademinin nasıl tanımlandığı, şirketlerin kurumsal kapasitelerinin aynasıdır.